Sivas’ın Ne Yemeği Meşhur? Bir Genç İzmirlinin Mizahi Rehberi
Sivas. Hem ismi kulağa bir yer ismi gibi gelmiyor, hem de yemekleriyle insanı tam anlamıyla şaşırtıyor. Yani, İzmirli biri olarak, “Sivas’ın ne yemeği meşhur?” diye sorulduğunda, “Eee, bilmiyorum ama herhalde bir etli ekmek falan yapıyordur” diye düşünmeme biraz zaman almıştı. Oysa, Sivaslıların mutfağındaki o “alttan alta insanı etkileyen” tatları keşfetmek, bir İzmirli için büyük bir şoktu! Tabi hemen başlıyorum: Sivas’ın ne yemeği meşhur? Gel, hemen bir göz atalım.
Sivas’a Giden Yolda: Hızlıca Yemek Düşünceleri
Evet, tabii ki İzmir’de yaşarken, gurme olmaya çalıştım. Ama bir şekilde Sivas’ta bulduğumda, içimdeki “yemek ne yapıyordur acaba?” endişesi çok fazla yer etmişti. Çünkü İzmir’de yaşamak, devamlı yeni restoranlar keşfetmekle, birkaç çiğ köfte dükkanına uğramakla, sonra bir kafede saatlerce oturmakla ilgili… Ama Sivas? Orası biraz farklı, dostum. Bir yere varıp da sadece “baba, bu ne güzel bir yer!” demek zorunda kalırsın. Yemekler öyle sıradan şeyler değil ki.
Sivas Kebabı: Sadece Adı Bile Efsane
Sivas’a gittikten sonra, ilk işim Sivas kebabını tatmak oldu. Duyduğumda “Sivas kebabı mı? Yani kebap, ama normal kebap gibi mi?” diye içimden mırıldandım. Zaten her kebap bir şekilde başka bir kebaba benziyor, öyle değil mi? Ama bu işin sırrı çok başka! Bu kebap o kadar lezzetli ki, öyle her köşe başında karşınıza çıkmaz. Közlenmiş etin, yerel baharatlarla birleşmesi ve o tütsülenmiş tadı… Yani, cidden, İzmir’in kavurması bile Sivas kebabının yanında “ben ne oldum ya?” diyecek durumda.
Kebapçıda garsona soruyorum:
“Ya bu Sivas kebabı tam olarak ne?”
Garson gözlüğünü düzelterek “Bizim kebabın içinde işte, et var ama değil… Az biraz kömürde de pişiyor, her şey çok detaylı” diyor. İçimden “Yani, kebap işte, açıklama fazla olmuş” diye geçiriyorum. Ama inanın, bu kebap insanı hem mutlu ediyor, hem de insanın kafasında soru işaretleri bırakıyor. Yani, “Bunu kim icat etti? Ben de bunun bir parçası olabilir miyim?” diye düşünmeye başlıyorsunuz.
Sivas Mantısı: Bir Başka Dünya
Ve sonra, Sivas’a giden birinin asla atlamaması gereken şey: Sivas Mantısı.
Çünkü bu mantı öyle bir mantı ki, “Bir mantı da alıp gideyim, zaten herkes yiyor” demek, ciddi anlamda bir hakaret olurdu. Bir İzmirli olarak, yıllardır Çeşme’de en güzel zeytinyağlı mantıyı yediğimi sanıyordum. Ama Sivas mantısını yedikten sonra, bir anda tüm mantı kültürüm çöktü. Yani, Sivas’taki mantı, diğerlerinden 10 kat daha özgün! Hem incecik açılmış hamur, hem de içerisindeki etin o müthiş uyumu… Bir lokma daha alırım derken, mantıyı neredeyse bir tabak daha bitiriyorum.
Bir arkadaşım beni uyarıyor: “Yavaş, orada mantı var, dikkat et. O mantı seni öldürür.”
Evet, doğru, mantı bu kadar etkili bir şey! Ama olsun, şiddetli bir açlıkla, “Bir tane daha!” diyorsunuz. Gerçekten mantar gibi büyürken, yavaşça sıvılaşan beynimle, 1000. mantıyı da mideye indiriyorum. Neyse ki, Sivas mantısının miktarına doymak mümkün değil.
Keşkek: Akşam Yemeği ve Bir Aşk Hikâyesi
Keşkek, Sivas’ın en saf yemeği. Benim hayatımda birkaç kez her şeyin temeline inmek için keşkek yapmayı denedim, ama tabii ki beceremedim. Ama, bu yemek tam bir aşk hikâyesi gibi. İlk başta anlamsız, ikinci bakışta biraz karmaşık, ama bir süre sonra anlamaya başlıyorsun.
Sivas’ta keşkek, her zaman taze yapılır. O etin tam bir şekilde piştiği, nohutların doğru zamanda eklenmesiyle harika bir lezzet halini aldığı zamanlar. Ama onu yerken, tek bir düşünce geçiyor kafamdan: “Ya bu kadar emek verilmiş bir yemeği ben nasıl geçiyorum?” Bu yemeği yiyen birine de sormak istiyorum ama akşam geç olmuş ve ben sadece keşkeğim, ama keşkek değil.
İç ses: “Yavaş ol, hala keşkek yedin!”
Aman ya, ne yapalım, sonuçta keyfi çıkarılmaz mı?
Sivas’ın Pidesi: Farklı Bir Deneyim
Yine, Sivas’ın bir başka meşhur yemeği de pide. Her ne kadar İzmir’de pideyi bilmesek de, Sivas’taki pide, bir başka. Ya da şöyle söyleyeyim, yerel fırıncılar ne derse desin, bu pideyi yiyen kişi ne kadar sıradan görünse de, birdenbire modern zamanların pidesi üzerinde bir fikir yapıyor.
Sivas pidesi ile ilgili çok eğlenceli bir deneyimim var. Bir gün arkadaşlarımla birlikte otururken, “Hadi bir pide yiyelim” dedik ve ortaya o harika Sivas pidesi geldi. Yani, dışı incecik, içi tam yerinde bir lezzet. O an dedim ki, İzmirli olarak ben bu pideyi yediğimde, artık başka hiçbir pidenin tadını alamam. Yani, gerçekten de insan yemek yerken “Ben neyleyim?” diye düşünmeli.
Bir arkadaşımın önerisiyle bir bakıyorum, o sırada arkamda biri geliyor, gözlüğünü düzeltiyor ve “Bir Sivas pidesi daha” diyor. Ama tabii bizim burada en önemli mesele; “Sivas pidesi” bittiğinde, tekrar istiyor musunuz?
Bence bu, hayatın bir metaforu.
Sonuç: Sivas’ın Yemekleri Gerçekten Meşhurmuş!
Sonuç olarak, Sivas’ın yemekleri, gerçekten meşhur. Gerçekten de her şey sıradan değil, her yemek bir başka dünya. Sivas’a yolunuz düşerse, işte bu lezzetleri bulabilirsiniz: Sivas kebabı, mantısı, keşkek ve tabi ki pide. Ama unutmamak gerek, Sivas’ı yemeksiz görmek de bir şeydir. Yani bir Sivaslı, size yemek yaparken kalpten yapar, öyle sıradan yemekler değil.
Yazımda biraz fazla mı espiri yapıyorum? Bazen kendimle dalga geçiyorum, ama olsun, çünkü yemeklerin bile ruhu var, hem de İzmirli olmadan bunu öğrenemezsiniz!