İçeriğe geç

Katırın ölümü kimin es ?

Katırın ölümü kimin es?

İlginizi Çekebilecek İçerik: Kate Middleton kanseri yendi mi ?

Bugünkü rehber içeriğimizde “Katırın ölümü kimin es” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.

Bazı sorular var ki insanın zihnine yanlışlıkla düşer ama orada kök salar. “Katırın ölümü kimin es?” de tam olarak böyle bir şey. İlk duyduğumda ciddi ciddi durup düşündüm. Kim sordu bunu, nerede sordu, hangi ortamda bu cümle normal kabul edildi bilmiyorum ama bir kere kafaya girince çıkmıyor.

İzmir’de sabah kahvesiyle güne başlayan biri olarak şunu söyleyebilirim: Daha kahvaltıda domatesin dilimi düzgün kesilmediyse gün zaten tuhaf başlıyor. Ama bu soru… bu başka bir seviye. Sanki evren “bugün biraz düşün ama çok da ciddiye alma” demiş gibi.

Arkadaş ortamında biri bu cümleyi atsa, eminim 3 saniye sessizlik olur. Sonra biri “katırın ölümü kimin es?” diye tekrar eder, bir diğeri Google’a bakar, üçüncüsü konuyu tamamen alakasız bir yere çeker: “Bence asıl mesele katırın psikolojisi.”

Ve evet, işte o an kontrol gider.

Bu sorunun kökeni neresi olabilir?

Dürüst olayım, “Katırın ölümü kimin es?” sorusunu ilk duyduğumda beynim kısa süreli bir sistem güncellemesine girdi. Katır mı? Ölüm mü? Es ne? Eş mi? Sahip mi? Yoksa tamamen yanlış duyuş mu?

Sonra düşündüm: Belki de mesele doğru anlamı bulmak değil, yanlış anlamların arasında kaybolmak.

Katır zaten başlı başına ilginç bir canlı. Ne tam at ne tam eşek… Arada kalmış bir karakter. Belki de bu yüzden ölümü bile tartışmaya açık hale geliyor zihnimizde. “Katırın ölümü kimin es?” sorusu aslında biyolojiden çok insanın kafa karışıklığını anlatıyor olabilir.

Bir de şu var: Biz insanlar bazı soruları ciddiye almayız ama onlar bizi ciddiye alır. Bu soru da öyle bir şey. Gündelik hayata sızıyor, kahve içerken bile aklına geliyor.

İzmir’de sabah ve varoluşsal katır krizleri

Geçen gün Alsancak’ta oturuyorum. Kahve elimde, güneş güzel, martılar bağırıyor. Yan masada iki kişi konuşuyor:

— “Abi katırın ölümü kimin es?”

— “Ne?”

— “Katırın ölümü… kimin es?”

Adamın yüz ifadesini görmen lazım. Sanki hayatı boyunca hazırlıklı olduğu hiçbir soru buna yaklaşmamış.

Ben de istemsizce kulak misafiri oldum. İç sesim devreye girdi:

“Sen 25 yaşındasın, hayat planların vardı. Neden şu an katırın ölümüyle ilgileniyorsun?”

Ama işte beyin böyle çalışmıyor. Bir kez o soruya temas edince bırakmıyor.

Katırın ölümü kimin es? sorusunun yanlış ama büyüleyici tarafı

Bu sorunun dilsel olarak bile bir netliği yok. “Es” ne demek? Sahip mi? Eş mi? Yoksa tamamen bir yazım kazası mı? Ama insan zihni boşlukları sevmez. Boşluk görünce doldurur.

Benim arkadaş grubunda bu konu açıldığında ortaya çıkan teoriler şöyleydi:

Teori 1: Katırın sahibi kimse ölümünden de o sorumludur.

Teori 2: Katır zaten melez, ölümü de “araf” bir durumdur.

Teori 3: Sorunun kendisi bir bilmecedir ve cevabı yoktur.

Ben ise sessizce çayımı içip şunu düşündüm: “Ben neden bu masadayım?”

Günlük hayatla garip benzetmeler

Bazen bu soruyu kendi hayatımla kıyaslıyorum. Mesela işten eve dönerken dolmuşta sıkış tepiş giderken aklıma geliyor:

“Katırın ölümü kimin es?”

Sonra hemen kendi kendime cevap veriyorum:

“Kardeşim önce senin otobüs durağına kadar sağ çıkman lazım.”

İşte böyle bir iç diyalog.

Hayatın kendisi de biraz katır gibi aslında. Ne tam konforlu ne tam kaotik. Arada bir yerde, yük taşıyarak ilerliyor. Ve biz de o yükün içinde bazen anlamsız sorular taşıyoruz.

Arkadaş ortamında katır felsefesi

Bir akşam arkadaşlarla oturuyoruz. Konu tamamen futbol, maç, günlük işler… Derken biri bir anda ortaya bırakıyor:

— “Beyler… Katırın ölümü kimin es?”

Masada çatal düşüyor. Biri gülüyor, biri “yeter artık” bakışı atıyor, biri de ciddi ciddi düşünüyor.

Sonra tartışma büyüyor:

— “Katırın sahibi varsa, onun esidir.”

— “Ama katır zaten hibrit, sahiplik kavramı bile muğlak.”

— “Bence soru yanlış yazılmış.”

Ve ben… sadece patates kızartmasına odaklanmaya çalışıyorum.

İç ses: “Sen neden bu grubun içindesin?”

Cevap: “Çünkü eğlenceli.”

İç ses: “Eğlenceli mi gerçekten?”

Katır metaforu ve insan zihni

Katırın kendisi aslında çok güçlü bir metafor. İki farklı türün birleşiminden doğuyor, ama kendi devamını getiremiyor. Bu bile başlı başına düşünceli bir konu.

“Katırın ölümü kimin es?” sorusu da sanki bu yarım kalmışlığı temsil ediyor. Net değil, tamamlanmamış, biraz eksik ama bir o kadar da düşündürücü.

İnsan zihni de böyle değil mi zaten? Tam netlik sevmez. Biraz belirsizlik, biraz absürtlük, biraz da kahkaha ister.

Küçük bir İzmir gecesi sahnesi

Gece saat 2. Kordon’da yürüyüş yapıyorum. Rüzgâr var, deniz kokusu var, kafamda yine aynı soru:

“Katırın ölümü kimin es?”

Yanımdan geçen iki kişi konuşuyor:

— “Abi hayat çok garip değil mi?”

— “Evet ama katır kadar değil.”

İşte o an durup gülüyorsun. Çünkü bazı anlar mantık gerektirmez.

Bu sorunun aslında bize söylediği şey

Belki de mesele katır değil. Belki de mesele “soru üretme biçimimiz”. İnsanlar bazen anlamlı şeylerden çok, anlamı tartışmalı şeylere daha fazla takılıyor.

“Katırın ölümü kimin es?” sorusu da tam burada devreye giriyor. Cevabı olmayan ama konuşuldukça yaşayan bir cümle gibi.

Bir bakıma şehir hayatı da böyle. Her şey hızlı, her şey yarım, her şey biraz eksik ama yine de devam ediyor.

Ben bazen düşünüyorum: Belki de biz insanlar cevap bulmak için değil, soru üretmek için varız.

Gündelik hayatla son bir bağ

Sabah işe giderken metroda, akşam eve dönerken dolmuşta, markette sıra beklerken… bu soru bir şekilde geri geliyor.

“Katırın ölümü kimin es?”

Ve her seferinde farklı bir cevap üretiyorum. Bazen “kimse”, bazen “herkes”, bazen de “bilmiyorum, ama önemli değil” diyorum.

Çünkü bazı soruların cevabı değil, kendisi önemli oluyor.

İzmir’in rüzgârı yüzüme çarparken şunu fark ediyorum: Hayat zaten yeterince ciddi. Araya böyle anlamsız ama gülümseten sorular karışmasa biraz fazla ağır olurdu.

Erolerdogan okurlarıyla “Katırın ölümü kimin es” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://profrm.net https://dmh.com.tr https://artidekorasyon.com.tr Sitemap
ilbet yeni girişilbetilbet mobil girişbetexper