Hakkımda

Seçimin Galipleri ve Mağlupları

30 Mart 2014 seçimlerine dair binlerce yorum yapıldığı için, uzun bir yazı yazma niyetim yok. Kendi kayıtlarıma geçsin diye hazırladığım notlarımı sizinle paylaşmak istedim.

Seçimin açık galibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’dir. Başbakanı tebrik ediyorum. Seçimin en büyük iki mağlubu vardır: Fethulllah Gülen ve Sosyal Ağlar (SM).

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Başbakan Erdoğan, sahip olduğu inisiyatifini arttırmıştır.

Seçimde, Fethullah Gülen Hareketinin ciddi bir oya sahip olmadığı teyit edilmiştir. Seçim sonuçlarına bakarak Gülen Hareketi için “Sosyolojik karşılığı düşük, medya ve operasyon gücü yüksek bir teşkilat” diyebiliriz.

Zikredilmesi gereken başka galipleri de var bu seçimin. Bunların başında Kadir Topbaş, Melih Gökçek, Mehmet Özhaseki gibi isimler geliyor. Beylikdüzü’nü AK Parti’den alan CHP’li aday Ekrem İmamoğlu da galipler arasındadır. ‘Başörtülü adaylar’ da bu seçimin ilkleri ve galipleri arasındadır. Hopa’yı kazanan AK Parti adayı Nedim Cihan’ı da galipler listesine ekleyebiliriz. Ayrıca, halka ısrarla tepeden bakan elitist yaklaşımlar, baronlar, bazı yazarlar bir defa daha kaybetmiştir. SP ve BBP de kaybedenler arasındadır.

Mustafa Sarıgül, beklenen oyu alamadığı için CHP içindeki ‘liderlik’ yarışında yara almıştır. Dolayısıyla CHP’de Kılıçdaroğlu devri yakın dönemde sona erecek olsa da kimin CHP Lideri olacağı tartışmalıdır. Fethullah Gülen Hareketinin CHP’de muktedir olma çabası, bundan sonra daha da zorlaşacaktır.

Halk, “Memlekette yanlış bir şeyle varsa, bu yanlışları siyasete kastedenler değil yine siyaset düzeltmeli.” diyerek vesayet ve darbe konusunda hükümetin yanında olmuştur. Halk açıkça darbeye, vesayete, derin yapılanmaya hayır demiştir.

“Çözüm Süreci” hem Türkler hem de Kürtler tarafından sandıkta desteklenmiştir. Bu açıdan bakıldığında, ‘birlikte yaşam’ inancı güçlenmiştir. Bu destek hükümete Alevilik/Sünnilik gerilimini çözme konusunda da motivasyon sağlayacaktır.

Seçim ‘genel seçim’ havasında geçmesine rağmen ‘güçlü adaylar’ yine de kendini göstermiştir. Bazı il ve ilçe sonuçlarını böyle okumamız gerekir.

Her seçimde analizlerin vazgeçilmez kavramı olan “sahil bandı” geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü ‘sahil bandı’ veya ‘ilerici gerici’ gibi tanımlar Laik-Dindar gerilimi üzerinden oluşturulmuştur. Hâlbuki Laik-Dindar fay hattı artık pasiftir. Analistlerin ‘sahil bandı’ ifadesini sözlüklerinden çıkarmaları gerekir.

Seçimin en büyük iki mağlubundan birinin Sosyal Ağlar (SM) olduğunu yazının girişinde söylemiştim. Bu konuyla ilgili ayrı bir yazı çalışacağım. Çünkü önemli.

30 Mart 2014 seçimleri milletimize hayırlı olsun.

 *

Bu arada 27 Mart 2014 tarihinde Facebook duvarımda paylaştığım seçim tahminim tam isabet sayılır. Tahminimi o günkü haliyle paylaşıyorum.

1. tahmin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir