Hakkımda

DOKUZ MADDEDE SANDIK GÜVENLİĞİ

23 Eylül 2015’te Yeni Şafak’ta yayımlanmış yazının geliştirilmiş halidir. http://www.yenisafak.com/hayat/dokuz-maddede-sandik-guvenligi-2309074

Sandık güvenliği bazı illerimizle ilgili gündeme gelmiş olmakla birlikte 81 ilimizin, tüm partilerimizin ve vatandaşlarımızın hassasiyet göstermesi gereken bir duyarlılık alanıdır. Bu yazıda ‘Sandık güvenliği nasıl sağlanır?’ sorusuna cevap aranmakta ve öneriler sunulmaktadır.

 

  1. SANDIKTAN ÖNCE SEÇİM SÜRECİ GÜVENLİĞİ

Sandık güvenliği öne çıkıyor olsa da esas olan ‘seçim süreci güvenliği’dir. Seçim süreci güvenliğinin altında şunları sayabiliriz: Tüm parti ve adayların ülkenin her bölgesine güvenli şekilde gidebilmesi, adayların yasal her mekân ve mecrada propaganda ve iletişim faaliyetlerini yapabilmesi, oyun özgürce kullanılması, sandık güvenliği, her türlü pusula-tutanağın fiziki veya dijital müdahaleden korunması. Seçim sürecini güvenli hale getirmeden sandık güvenliğini sağlamak mümkün değildir. 7 Haziran seçiminde ulaşım ve propaganda hürriyetinin PKK tarafından defalarca ihlal edildiğine şahit olduk.

 

  1. KAMU BİRİMLERİ ARASI İŞBİRLİĞİ

Seçim güvenliğini sağlamak ülke genelinde hükümetin, illerde valilikler, kaymakamlıklar, emniyet birimleri, muhtarlıklar ve seçim-sandık kurullarının görevidir. Özgür bir seçim ortamının oluşturulması ve oy verme günü oy-sandık güvenliğinin sağlanması için kamu birimleri arasında işbirliği ve senkronizasyon şarttır.

 

  1. GÜÇLÜ ADAYLAR GÜVENLİĞE KATKI SAĞLAR

Emniyet tedbirleri dışında güvenli bir seçime katkı sağlayacak unsurların başında ‘güçlü adaylar’ gelmektedir. ‘Güçlü aday’ toplumda karşılığı olan; dini, kültürel ve demografik yapıların desteğini almış aday demektir. Güçlü adayların taraftar ve sempati çevresi seçim takviminin başlamasından sonuçların açıklanmasına kadar geçen sürede emniyet birimleri ve partilerin kurumsal yapılarından sonra seçim güvenliğinin tesisinde en önemli üçüncü aktördür. ‘Güçlü aday’ unsurunu geniş perspektifte ‘güçlü partiler’ olarak düşünmeliyiz.

 

  1. KURULLARIN TAM OLUŞMASI ve ŞEFFAFLIĞI

Sandık kurulları ile seçim kurullarının demokratik biçimde oluşturulması ve karar süreçlerinin şeffaf olması seçim güvenliği için şarttır. Partiler, seçim güvenliği noktasında yasa ve teamüllerin kendilerine yüklediği -sandık kurullarına üye vermek gibi- tüm sorumlulukları titizlikle yerine getirmelidir. Özellikle yeterli sandık görevlisi veremeyen partilere ait üyelikler o partili olmayan kişilerce doldurulmakta, her partiden görevlinin olduğu sanılan bazı sandıklar 1-2 partiye mensup görevlilerce yönetilmektedir. Bu tür hilelerin önüne geçilmelidir.

 

  1. VATANDAŞIN ‘SEÇİM BENİM’ DUYARLILIĞI GÖSTERMESİ

Seçmen her zaman kendi oyuna sahip çıkma iradesini göstermelidir. Sandık ihlallerinin olduğu dönemlerde seçmen “Seçim benim, oyumu çalma, bana baskı yapma.” demelidir. Seçim ve sandık ihlali kul hakkı ihlalidir, temel bir hakkın gaspıdır. Seçmenin ‘seçim benim’ çerçevesinde yapabilecekleri şunlar olabilir: Kendisine yapılan baskıları şikâyet, ihlalleri belgeleme veya kayıt, kuralları ihlal etmeden sandık bölgesinde bulunma, oy vermeye kalabalık gitme, sayım işlemini izleme, sandık tutanağını fotoğraflama, sandık sonuçlarını YSK web sitesinden teyit.

 

  1. STK’LARIN GÖZLEM ve REHBERLİĞİ

Haklar ve özgürlükler alanında çalışan dernekler başta olmak üzere sivil toplum örgütleri seçim-sandık güvenliği konusunda gözlemci olmalılar ve seçmene rehberlik yapmalılar. STK’lar seçim güvenliği ve siyasal katılım gibi konularda raporlar hazırlamalılar, kamuya destek sağlamalılar. Sözgelimi büyükşehirlerde faaliyet gösteren ‘hemşeri dernekleri’ memleketlerinde seçim ve sandık güvenliğini sağlamak ve seçimlere katılımı arttırmak için demokratik sorumluluklar üstlenebilirler.

 

  1. OY VERME SÜRESİNİN DARALTILMASI

Sandık ihlalleri ve seçmenin oy tercihini değiştirmesine yönelik baskılar genellikle sandık başının sakin olduğu saatlerde meydana gelmektedir. Oy verme işlemi Saat 08’den 17’ye kadar sürdüğü zaman sandık başında boş zaman aralıkları oluşmakta, bu boşluklar sandık güvenliği için riskler oluşturmaktadır. Oy verme işlemi için bu kadar uzun zaman aralığı gereksizdir. Saat 08’de başlayan oy verme işlemi, tek oyun verildiği seçimlerde 12.00-13.00’de, çoklu seçimlerde 14.00’de bitirilebilir. Gerekirse oy kabini veya sandıklar çoğaltılabilir. Sandık başlarında oluşacak yoğunlaşma ve kuyruklar sandık güvenliğine belli ölçüde katkı sağlayacaktır. Oy verme işleminin erken bitirilmesi sandık sonuçlarının seçim kurullarına daha erken ve gün aydınlığında teslimine de imkân verecektir. Bu da, oy sayım dökümünde ve tutanaklarda yapılan tahrifatları engelleyecek ve azaltacaktır. 

 

  1. SANDIK BÖLGELERİNİN KAMERA İLE KAYDEDİLMESİ

Sandıkların bulunduğu binaların bahçe ile koridorlarının ve sandık alanının kayıt altına alınması sandık güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bunu yaparken kayıt sınırlarının oy kabinlerinin uzağında olmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca, kamera-kayıt sistemlerinin güvenliği de önem arz etmektedir. ÖSYM bazı sınavlarda buna benzer bir sistemi kısmen uygulamaktadır.

 

  1. OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR İÇİN TEDBİR

Elektrik kesilmesi, sandık kurulu üyesinin göreve gelmemesi, üyelerin görev anında hastalanması, sandık başında karmaşa, aşırı yağış gibi aksaklık ve sıra dışı durumlara karşı ilçe seçim kurulları ve sandık kurulları hazırlıklı olmalıdır.

 

SANDIKTA OY VERENLERİN TERCİHİNİN ANLAŞILMASI SORUNU

Herhangi bir sandıkta oy kullananların hangi partilere oy verdiğinin tahmin ediliyor olması da ciddi sorunlardan bir tanesidir. Özellikle köylerde veya ağırlıklı bir-iki ailenin oy kullandığı sandıklarda, sandık sonuçları o köyün/ailelerin tercihinin anlaşılması demektir. Bu ise, oyun gizli verilmesinin anlamını yitirmesi anlamına gelir ki, seçimin ruhuna aykırıdır. Bu konuda da çözümler düşünmeliyiz.

*

Taşımalı oy (seçmen taşıma) teklifini, seçim güvenliğini sağlayıcı yöntem olarak görmediğim için maddeler arasında saymadım. Çünkü sandık güvenliğini ihlal eden şartlar taşımalı oy sisteminin birincil unsuru olan taşıma-ulaşım güvenliğini daha kolay ihlal edebilecektir. Taşımalı oyu, güvenlik endişesinin olmadığı yerlerde, masrafların azaltılması ve seçimin kolaylaştırılması ile ilgili düşünebiliriz. Bugünlerde tekrar gündeme getirilen parmaklara boya sürülmesini de, aynı insanın birden fazla yerde kayıt olmasını engelleyici seçmen sistemine geçtiğimiz için gerekli görmüyorum. Seçmen iradesinin en doğru biçimde yansıdığı nice seçimler diliyorum.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir