Hakkımda

Saat 17.00 Demokrasisi

Seçim tarihimiz, listelerin Saat 17.00’de verilemeyişine dair tuhaf örneklerle dolu. ‘Tuhaf’ diyorum, çünkü listenin seçim kuruluna geç verilmesi her zaman hata değil bazen bir planın sonucu da olabilir. İşin bu kısmına tekrar değineceğim. Bir gazetecimiz ‘Demokrasi 17.00’ isminde bir kitap yazsa akıl edemeyeceği kadar malzeme bulacağını ben garanti ederim.

Bazı örnekleri sayalım.

2004 yılı bu anlamda çok zengin. YSK 2004’de AK Parti’yi Batman, Gümüşhane ve Mardin illerinde listelerin geç teslim edilmesi sebebiyle seçime sokmamıştı. Düşünsenize, iktidar partisi üç ilde seçime giremedi.

Seçim kurulu 2009’da da bu konuda maharetini sergiledi. YSK, o seçimlerde Saadet Partisi’ni de Şırnak‘ta seçime sokmadı. Gerekçe aynı; liste geç geldi. Saadet Partisi 2009’da Bursa’nın Yıldırım ilçesinde de aynı gerekçeyle seçime girememişti.

Yazıyı kaleme alırken baktım, 2004’de Batman, Gümüşhane ve Mardin dışında AK Parti’nin seçime giremediği başka seçim bölgeleri de varmış. Gümüşhane’nin Tekke ve Arzular beldeleri, Mardin’in Kabala, Ortaköy ve Yalım beldeleri ile Trabzon’un Beşikdüzü ve Manisa’nın Alaşehir ilçelerinde de YSK kararıyla AK Parti seçime girememiş.

YSK’nın kararıyla bir partinin seçime giremeyişine dair pek çok örnek olduğunu söylemiştim. Verdiğim örnekler AK Parti ve Saadet Partisi’nden olmakla birlikte birçok partinin benzer mağduriyetleri olduğunu tahmin etmek zor değil. Maksada matuf olarak geçmişe dair bu kadar örnek yeter.

Bu seçimde de Sarıyer ve Uşak gündemde. Sarıyer’de CHP, Saadet Partisi de Uşak’ta (Uşak merkez, Ulubey ve Eşme ilçeleri) listeleri seçim kurullarına geç götürdü. Sarıyer İlçe Seçim Kurulu, CHP’nin seçime katılamayacağına karar vermişti ancak YSK’nın kararı CHP’nin lehine oldu; CHP Sarıyer’de seçime girebilecek. Saadet Partisi’nin ise Uşak’ta seçime giremeyeceği kesinleşti. İki ildeki kararın neden farklı olduğunun teknik bir açıklaması (cd-liste) var elbette ama bu yazının işaret etmek istediği mesele bakımından sonuç aynı sayılır.

Aday listelerinin geç verilmesine bağlı olarak bir partinin o bölgede seçime giremeyişine dair iki önemli durum var.

Bir: Çünkü bir partinin seçime sokulmaması sadece partiyi değil o partinin üyelerini, ilgili yerleşim bölgesindeki seçmenleri ve halkı demokratik bir tercihten alıkoymak anlamına geliyor. Buna ne yargının, ne de kanunların hakkı olabilir. Çünkü ‘listenin geç teslimi’ bir hata veya suç ise, bu suça verilen ‘seçime sokmama’ cezası ‘suç-ceza denkliği’ açısından kabul edilemeyecek kadar abartılı.

İki: Listenin geç verilmesine her zaman ‘geç kalma’ olarak bakmamalıyız, bu bazen bir uyumsuzluğun veya planlamanın eseri olabilir. Sıklıkla değil ama nadiren de olsa bu durumun varlığını bir şüphe olarak aklımızda tutmalıyız. Sözgelimi teşkilat ile aday arasındaki gerginlikler bazen bilinçli bir geç teslime sebep olabilir. Başka bir parti veya aday lehine durum oluşturma planı listenin geç teslimiyle sağlanmaya da çalışılabilir. ‘Lütfen, örnek verin’ derseniz, delillendiremeyeceğim bir konu bu. Herkes kendi örneğini bulabilir.

 

Çözüm ne olabilir?

YSK bürokrasisinin seçimlere bu denli müdahale etmesinin önüne geçilmelidir. Sonuçta YSK, bir madde üzerinden kendince siyasete el koyuyor. “Efendim listeler zamanında teslim edilsin, bu iş bu kadar zor mu” diyebiliriz ama listelerin önceden ilan edilmesinin de mahzurları az değil. Bu seçim sürecinde gördük ki, kendi partisinden aday olamayan bazı siyasetçiler son dakikada başka partilerden aday oldular.

Çözüm için aklıma gelenleri paylaşayım. Maksadım tartışmayı başlatmaktır. Yoksa illa bunlar olsun demiyorum.

Saat 17.00’i listenin son teslim saati olarak belirlenebilir yine. Bu saate kadar listelerini getirmeyenlere para cezası kesilir. Saat 17.00’de listesini teslim etmeyen partiler seçim kurulunca ikaz edilir. Mesela saat 20’ye kadar veya sonraki sabah 09.00’a kadar süre verilir ya da liste vermeyeceğini bildirmesi istenir. Ayrıca dijital teslim konusu da artık bir seçenek olarak düşünülmelidir.  

“Ne yapalım da seçime girecek parti sayısını azaltırız” değil de “Ne yaparız da demokratik tercih imkânını çoğaltırız” diye düşünüyorsak benim teklifim budur.

 

 

1 Yorum

  1. vehbi

    Sayın başkanım bu biraz masumhane gecikme gibi görünse de bence kapalı kapılar arkasında yapılan ince bir pazarlık sonucundan doğan bir gecikme diye düşünüyorum. günlük yapılan bir iş değilki gecikme yaşansın ysk nın kuralları belli siyaset le uğraşan insanlar bu kuralları elbette bilir ve buna göre hazırlığını yaparlar kısacası bu siyasiler arasında anlaşmalı döğüş gibi geliyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir