Hakkımda

KÜLTÜR-SANATA BAKIŞIMIZ ve KÜLTÜR BAKANLIĞI TARİHİMİZ

Bu yazı CF Dergisinin 75. sayısında yayınlandı. https://twitter.com/CFdergisi

Teklifle ilgili tartışmaya katılan yazarların yazılarına sayfa sonundaki linklerden ulaşabilirsiniz. 

*

7 Haziran 2015 seçimi sonrasında koalisyon görüşmelerinin sürdüğü günlerdi. Davetli olduğum bir arkadaş ortamında, çoğunluğu AK Partili dostlarımın CHP veya MHP ile koalisyon kurulması halinde bakanlık dağılımının nasıl olması gerektiğine dair yaptıkları tartışmaya şahit oldum. Bakanlık dağılımına dair düşüncelerini paylaşan 8-9 kişinin hepsi, AK Parti’nin koalisyon ortağına verebileceği bakanlıkları sayarken ‘Kültür Bakanlığı’ diye söze başlaması dikkatimi çekti. Kültür Bakanlığının neden öncelikle gözden çıkarıldığını anlamak için sohbeti sonuna kadar dinledim. Tartışmada serdedilen ifadelerden sorumun cevabını bulamayınca “Neden Kültür Bakanlığı?” diye sordum. Herkes birbirine benzer ifadelerle cevap verdi. Özetle şöyle deniyordu: “Kültür Bakanlığı icracı değil!” Onlara “Nasıl icracı değil, koskoca bakanlık, üstelik sadece Kültür Bakanlığı değil, Turizm kısmı da var.” diye itiraz etsem de “Evet ama icracı değil” cevabı tekrar edildi. Şaka yollu “O kadar çok icracı ki, sanat icra ediyor, müzik icra ediyor.” diye takılsam da meramımı anlatamadım.

Sonraki günlerde “Koalisyon olursa, AK Parti’nin hangi bakanlıklardan vazgeçmesi doğru olur?” diye çevremdekilere sormaya başladım. Aldığım cevaplar o akşamkine yakındı. Sorduğum her on kişiden yedisi-sekizi, koalisyon oluşumunda ilk vazgeçilecek bakanlıklar arasında öncelikle Kültür Bakanlığını sayıyordu.

 

KÜLTÜR BAKANLIĞI İCRACI DEĞİLSE!

Kültür ve Turizm Bakanlığının kendine ait önemli bir bütçesi ve 81 ilde il müdürlükleri var. Daha önemlisi devletin kültür, sanat, tarih ve turizm politikalarını bu bakanlık belirliyor, yönetiyor veya yönlendiriyor. Bu amaçla bakanlığa bağlı çalışan çok sayıda kuruluş var. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Sinema Genel Müdürlüğü, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Kütüphaneler Genel Müdürlüğü, Müzeler Genel Müdürlüğü, Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı gibi. Bu durumda, Kültür ve Turizm Bakanlığına ‘icracı’ değil demek kesinlikle yanlış.

Bir ülkenin sinema, sanat, tarih, müzik, telif, kitap, tiyatro, mizah, turizm, müze politikalarının şekil almasında kamu-devlet adına rol alan ve özel çalışmalara finansal destek veren bir bakanlık, hem önemli, hem de icracı bir bakanlıktır. Bu açıdan bakıldığında “Kültür Bakanlığını verelim gitsin” veya “Kültür Bakanlığı icracı değil” demek, bu alanlarla ilgili duruşumuzu (ya da umursamazlığımızı) ortaya koyucu bir anlama sahip. Kültür Bakanlığı, belki de Bayındırlık, Ulaştırma, Sanayi Bakanlığı kadar yatırımcı olmadığı için bazılarınca az önemseniyor, icracı sayılmıyor olabilir, hâlbuki Kültür Bakanlığı, insana, edebiyata, sanata, fikre, müziğe, tarihe ve geleceğe yatırımın yapıldığı bakanlık.

Muhafazakâr, sağcı ve dindar siyasetçilerin, koalisyon hükümetlerinde Milli Eğitim Bakanlığını almak için ne denli çaba gösterdikleri malum. Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın örgün eğitimini yönettiği için elbette önemli, Kültür Bakanlığı da ülkedeki kültür ikliminin temel belirleyicilerinden olduğu için önemli görülmeli. Şunu demek yanlış olmaz; Liberal politikalardan dolayı devletin eğitim, kültür ve sanatta etkisinin kısmen azaldığını söylemek mümkünse de, Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın eğitimini, Kültür Bakanlığı ise tüm yurttaşların eğitim ve kültürünü yönlendirme gücüne sahip en önemli kurumdur. Mesele bununla da bitmiyor tabii.

 

HAYATA HİKMET: KÜLTÜR, EDEBİYAT, ŞİİR, FELSEFE, SANAT

Daha ötesi var. Edebiyat, tarih, sanat, felsefe, kültür gibi alanlar ile kitap, yazı, şiir, müzik gibi ürünler ‘boş vakit’ veya ‘halkla ilişkiler malzemesi’ değil, inanç ve ideallerimiz doğrultusunda yaşadığımız dünyayı anlamlandırma, biçimlendirme, estetik boyut katma araçlarımızdır. Bu anlamlandırma şehirleşmeden mimariye, yönetim biçimlerimizden insanlar arası ilişkilere, yeme-içme tarzlarımızdan kıyafet biçimlerimize, tarım ve üretme biçimlerimizden savaş kültürüne kadar yeryüzüne ait her şeyi etkiler. Fikrin yaşama dönüşmesi, dinin bütün bir hayatı kuşatacak şekilde medeniyet tezahürü bunlarla olur. Çünkü medeniyet, bir planlamanın değil yaşayarak oluşan fikri/düşünsel ve ameli bütünsel bir süreçtir. Bir fikri/inancı yaşarken oluşturduğumuz formlar, eşyalar, semboller, yasalar bir geleneğe, kültüre, medeniyete dönüşür.

Kültür, sanat, edebiyat, medeniyet konularına ‘kalkınma’ kadar hatta ondan daha fazla vakit ayırmazsak, siyasi iktidarı yakalasak bile gerçekten etkili-belirleyici olamayız. Çünkü değiştirici-belirleyici olan fikirdir ve fikirden neşet etmiş yaşamsal unsurlardır. Üstelik bu sanıldığı gibi elit-seçkinci bir çaba değil, herkesi içine alan bir ameli sahihtir. Hikmet, marifet, ibadettir bu.

 

KÜLTÜR İSE SOLA VERİN

Konu üzerinde zihnimin yoğunlaştığı bir anda şunu fark ettim. 2002’den bu yana AK Parti hükümetlerinde Kültür Bakanlığı yapanların ikisi artık AK Parti’de değil, biri siyaseti bırakmış gibi, biri de bağımsız olarak bu görevi üstlenmiş. Erkan Mumcu Şubat 2005’te, Ertuğrul Günay Aralık 2013 AK Parti’den istifa etti, Atilla Koç ise bildiğim kadarıyla 2007’den beri aktif değil.  Ertuğrul Günay 5 yıl 5 ay, Erkan Mumcu 2 yıl bakanlık görevinde bulunmuş. Şu anki seçim hükümetinin Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu ise kabinede bağımsız üye olarak bulunuyor. Kültür Bakanlığı yapmış diğer iki isim Ömer Çelik ve Hüseyin Çelik ise AK Parti’de siyasete devam ediyor. Görüldüğü kadarıyla, AK Parti, 13 yıllık iktidarının 8 yılında Kültür Bakanlığına zaten koalisyondaymış gibi muamele yapmış.

AK Partili dönemlerdeki Kültür Bakanlığına dair bu verilerden sonra çok partili hayata geçtiğimizden bugüne kadar durum nedir diye merak ettim. Hepimiz biliyoruz ki, son 50 yıldır Türkiye’de herhangi bir sol parti tek başına iktidar olmadı. Buna rağmen son 50 yıllık dönemde 15’e yakın sol siyasete mensup siyasetçi Kültür Bakanlığı görevini yürütmüş. Yani CHP, DSP ve SHP koalisyonda yer aldıkları her dönem Kültür Bakanlığını bünyesine almış. Doğrusu sol siyasetin her dem “Kültür Bakanlığını illa da isteriz” demesini takdir ediyorum. Bunu kültür-sanat ve fikre önem vermenin tezahürü olarak görebiliriz.

 

EN UZUN SÜRE KÜLTÜR BAKANLIĞI YAPAN İKİ İSİM: GÜNAY-TALAY

Peki, Kültür Bakanlığı görevinde en uzun süre kim kalmış olabilir? Bu rekor 29 Ağustos 2007’den 24 Ocak 2013’e kadar bu görevi 5 yıl 5 ay yürüten Ertuğrul Günay’a ait. 1992-94 arasında CHP genel Sekreterliği görevini yürüten Günay, 1986-92 arasında da SHP’de bulunmuştu. 1970’lerden itibaren kadim bir CHP’li olan Ertuğrul Günay, 2004’de CHP’den ihraç edildikten sonra 2007 seçimlerinde AK Parti’den milletvekili seçildi.

Kültür Bakanlığı görevinde en uzun süre kalan ikinci isim ise yine bir CHP’li. 30 Haziran 1997’den 9 Temmuz 2002’ye kadar tam 5 yıl aralıksız bakanlık görevini yürüten o isim İstemihan Talay. İstemihan Talay, 1964 yılında Tarsus Amerikan Kolejini bitirdikten sonra, 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Talay, 18. dönemden başlamak üzere dört dönem Mersin (İçel) Milletvekilliği yaptı. İstemihan Talay, CHP’nin dışında DSP ve SHP’de de bulundu.

Sol siyasete mensup Kültür Bakanları arasından yer alan diğer bazı isimler de şunlar: Ahmet Tan, Fikri Sağlar, Ahmet Taner Kışlalı, Ercan Karakaş, İsmail Cem. 

Kültür, medeniyet, umran, gelenek gibi kavramları siyasi-dini metinlerinde sıkça kullanan, medeniyetin ihyasını temel hedef olarak ilan eden muhafazakâr-dindar siyasetin, son 50-60 yılı “Kültür Bakanlığı ise, verin sola” anlayışıyla geçirmesi ne kadar tuhaf! Dindar siyasetin müzik, tiyatro, sanat, edebiyat, yayın, medya, sinema, mizah dünyasıyla kavgasını, aslında kendi içinde yabancılaştırdığı bir olguyla kavgası gibi de anlamak mümkün. Bu kavgaya bir de böyle bakmak belki şifalı gelebilir.

 

KÜLTÜR ve MEDENİYET BAKANLIĞI

Yetki bende olsa önce bakanlığın adını “Kültür ve Medeniyet Bakanlığı” olarak değiştiririm. Sadece ad değişimiyle yetinmez, kültürler ve medeniyetler beşiği Anadolu’nun ruhuna uygun bir bakanlık haline getiririm. Kültür Bakanlığı, bu coğrafyanın sahip olduğu medeniyet ve inanç birikimini eğitimden sanata, mimariden siyasete, teknolojiden sağlığa kadar yeniden üretilmesinin zeminini hazırlamalı, bu konuda her disipline, her bakanlığa, her kuruma katkı sunabilmelidir.

Yeni bir söz üretip tüm yeryüzüne bu sözümüzü ileteceksek, bunu ancak medeniyet perspektifiyle başarabiliriz. İktidarda ister CHP, ister MHP, ister AK Parti olsun, Kültür Bakanı kim olursa olsun yapması gereken budur. Din, kültür, medeniyet dediğimiz üç-beş övünç cümlesinden öte hayata bakışımızın bütününü gösterir.

 

Yansımalar ve konuya dair yazılar

Leyla İpekçi (1), Yeni Şafak http://www.yenisafak.com/yazarlar/leylaipekci/kulturel-birikimi-cogaltmadan-kulturel-iktidari-hedeflerseniz-2022926

 (2),

Sabah Gazetesi haberi.  http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2015/11/06/erdogan-kultur-bakanligi-kultur-ve-medeniyet-bakanligi-olsun

Bold Haber http://boldhaber.com/genel/-erdogan-kultur-bakanligi-kultur-ve-medeniyet-bakanligi-olsun/28823/

Ekşi Sözlük https://eksisozluk.com/kultur-bakanliginin-isminin-degismesi–4958475

Saim Tut, Diriliş Postası http://dirilispostasi.com/a-2167-umitvarim.html

Mehmet Nuri Yardım (1), Milat Gazetesi http://www.milatgazetesi.com/basbakan-ve-kultur/74335/#.VkO4LPnhAhc

Mehmet Nuri Yardım (2), Milat Gazetesi http://www.milatgazetesi.com/fethi-agabey/74761/#.VkrV8vnhAhc

Alper Tan, KanalA http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/alper-tan-sinirlarimizi-korumak-icin-medeniyet-bakanligi-da-olmali-266317/

İsmail Kılıçarslan, Yeni Şafak, http://www.yenisafak.com/yazarlar/ismailkilicarslan/kultur-ve-medeniyet-bakanligi-2022998

Kadir Metin Akbaş, Diriliş Postası http://dirilispostasi.com/a-2183-kultur-ve-medeniyet-bakanligina-ihtiyacimiz-var.html

Ahmet Sevgi, Yeniçağ http://www.yenicaggazetesi.com.tr/kultur-ve-medeniyet-bakanligi-umitsiz-vaka-36330yy.htm

Ahmet Öztürk, DünyaBizim, http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=22135

Ertuğrul Fındık, Diriliş Postası, http://dirilispostasi.com/a-2248-boyle-bir-derdimiz-var-mi-bilmiyorum-ama-kultur-ve-medeniyet-bakani-kim-olacak.html

Hüseyin Akın, Milli Gazete www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Kultur_ve_Turizm_Bakanliginin_adi_degil_soyadi_degissin/27199

 

1 Yorum

  1. hacı bayram

    Ertuğrul Günay, Topkapı sarayının bahçesinde şaraplı konserii protesto eden BBP’li gençler için “Cumhuriyeti bu ilkel yaratıklara birakmayacagız.” demiş ve bunu dedikten sonra uzun sure bakanlığı devam etmiş, görevden alındığında partiden istifa etmiş eder etmez de Ak Parti’ye en çok sövenler arasında yerini almıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir