Hakkımda

İmam Hatipler İçin Yeni Hedef: Nitelik ve Başarı

Katsayı farkının kaldırılması ile eğitimde 4+4+4 modeline geçilmesinden sonra İmam Hatip Liseleri için yeni bir dönem başladı. 28 Şubat sonrasını başlangıç kabul ederek İmam Hatiplerin durumunu Hukuk, Fizik ve Nitelik olarak üç aşamada tahlil edebiliriz.

 

ÜÇ AŞAMA: HUKUK, FİZİK, NİTELİK

28 Şubat sonrasından başlamak üzere geride kalan 10–15 yıl, İmam Hatipler için hak arama ve haksızlığı önleme çabalarıyla geçti. Sonuçta üç konudaki yanlış uygulamadan vazgeçilmiş oldu. Bunları, İmam Hatip Lisesi mezunlarına üniversite sınavında uygulanan düşük katsayı, okullardaki başörtüsü yasağı, İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapatılması olarak sayabiliriz. Üç sorunu bir çırpıda yazdığıma bakmayın, söz konusu haksızlıkların her biri dev sorunlara sebep oldu ve bir kuşağın yetenekleri, hakları, fırsatları çarçur edildi. Bu, 10–15 yıllık çalışmaları içeren dönemi ‘hukuk’ aşaması olarak tanımlıyorum.

Üç sorunun giderilmesiyle birlikte İmam Hatipliler için fiziken çoğalma aşaması başladı. Fiziken çoğalmayı, İmam Hatip Ortaokullarının açılması, İmam Hatip Liselerinin sayısının arttırılması, yeni yurtlar ve dersliklerin açılması gibi öğrencinin sayıca çoğaltılmasını hedefleyen çalışmalar olarak düşünebiliriz. Bu aşama birkaç yıl daha sürecektir. Çünkü 28 Şubat ve sonrasında okulların sayısı ciddi oranda azalmıştı.

Önümüzdeki yıllarda İmam Hatipler için üçüncü aşama başlayacaktır. Bu aşamayı “nitelik arttırma dönemi” şeklinde tanımlayabiliriz. Fiziken çoğalma ve nitelik arttırma aşamaları, bir ölçüde, iç içe gerçekleşecektir. İmam Hatiplilere hizmet eden sivil ve resmi kurumların çalışmalarına baktığımızda, fiziken çoğalmanın şu anda daha fazla önemsendiğini söyleyebiliriz. Doksan-yüz kontenjanı olan bir okula beş yüz öğrenci kayıt için başvuruyorsa yeni okul, derslik ve yurtların açılmasına dönük çabaların doğal zorunluluk olduğunu kabul etmeliyiz.

1970’lerde, 1980’lerde olduğu gibi hayırseverler, mezun dernekleri, sivil toplum kuruluşları, halk ve velilerin sürecin içinde olması fiziki çoğalmayı kolaylaştırmaktadır. Bu durum, sadece İmam Hatipler için değil tüm eğitim sistemimiz adına sevindiricidir. Çünkü halkımız eğitimi devletin sorumluluğu olmanın ötesinde millet işi olarak görmektedir.

 

NİTELİK ARTIRMA DÖNEMİ NİÇİN ÖNEMLİ?

İmam Hatip Liselerinde ‘nitelik arttırma dönemi’ üç gerekçeyle önemlidir. İlk gerekçe, 28 Şubat sürecinin sebep olduğu kayıpları telafi edecek olması. İkinci gerekçe, halk dindarlığının şekillenmesinde İmam Hatip mezunlarının güçlü pay sahibi olması. Üçüncü gerekçe ise İmam Hatiplerin bazı ülkeler için model okul olması. Üç gerekçeyi detaylandıralım.

1) 28 Şubat Sonuçlarının Telafisi Açısından: 28 Şubat süreci İmam Hatip Liselerini sadece sayı olarak azaltmadı aynı zamanda nitelik olarak gerilemesine sebep oldu. İmam Hatip camiası üzerine uygulanan baskılar, orta kısımlarının kapatılması, dini grupların öğrencilere yönelik çalışmalarını azaltması, üniversite tercihlerinin bazı bölümlerle sınırlandırılması, okulların ruhuna muhalif öğretmenlerin atanması, sosyal-kültürel faaliyetlerin azalması gibi pek çok etken İmam Hatip Liselerinde nitelik sorunu doğurdu. İmam Hatiplerin sayı olarak çoğalması, nitelik kayıplarının bir kısmını telafi edecek şartları sağlayacak olsa da, keyfiyet arttırmaya dönük yapılacak çalışmalar önemlidir, hayatidir.

2) Halkın Dindarlığının Şekillenmesine Katkısı Bir başkasının rehberliğine ihtiyaç duymaksızın İslam’ı yaşama ve anlatma konusunda yetkin olan az sayıda insanın dışındaki halk kitlelerinin inancının şekillenmesinde ve gündelik konularla ilgili dini hassasiyetinin oluşmasında İmam Hatip Liselilerin payı büyüktür. Şimdi sayacaklarımın çoğu, halkın dini inancının şekillenmesinde pay sahibi olan kişilerdir ve bunlar temel dini eğitimini İmam Hatip Liselerinde almaktadır. İmam, müezzin, müftü, vaiz gibi din görevlileri, okullardaki Din Kültürü ve benzeri derslerin öğretmenleri, yaz kurslarındaki Kur’an öğreticileri, yerel gazetelerin dini sohbet yazarları, dernek ve vakıf gibi kuruluşların dini sohbet ve eğitim sorumluları, dini amaçla kurulmuş organizasyonların yetkilileri.

Hepimiz biliriz ki, görevi olmasa bile, İmam Hatip Lisesi mezunu biri, yakın çevresinde dini konularda görüşüne başvurulabilir ilk kişi kabul edilmektedir. Meslek, sektör, mahalle, arkadaş buluşmalarında veya aile ortamlarında dini bir mesele çıktığı zaman, bakışlar ve sorular orada bulunan İmam Hatipliye yöneltilmektedir.

Rahatlıkla şunu ifade edebiliriz; Geçmiş dönemde olduğu gibi bundan sonra da ülkemiz dindarlığının alacağı merhalelerde İmam Hatiplilerin etkinliği sürecektir. Bu durumda, İmam Hatiplilerin dini konulara vukûfiyeti, İslam’ı yaşamada sergileyeceği örneklik ve tebliğdeki başarısı için okullardaki nitelik-keyfiyet önem arz etmektedir.

Herkesin dinini İmam Hatiplerden öğrendiğini iddia ettiğim zannedilmesin. İnsanlar, başta aileleri olmak üzere Kur’an Kursları ve İlahiyat Fakülteleri, özellikle doğuda medreseler, tekke ve tasavvuf ekolleri gibi pek çok yerde dini eğitim almaktadır. İmam Hatiplerin varlık gerekçelerinden biri “din eğitimi” olmasının yanı sıra dini alanda yaygın bir etkiye sahip olduğu için bu okullar özel analizi hak etmektedir.

3) Dünyaya Model Okul Olması Açısından: Bazı İmam Hatip Liselerinde, Türk Dünyasından ve başka ülkelerden gelmiş gençler eğitim alıyor. Sadece misafir öğrenciler için açılmış olan “Uluslararası İmam Hatip Lisesi” adıyla model bir okul var. Konya, İstanbul, Kayseri’deki üç model okula yenilerinin ekleneceğini söyleyebiliriz. Bu okullarda 70’den fazla ülkeden 1000’e yakın öğrencimiz var. Misafir öğrencilerimizin sayısı her geçen yıl artacak. Ayrıca ABD, Bulgaristan, Kırgızistan, Belçika, KTTC, Suudi Arabistan, Romanya, Danimarka, Hollanda, Pakistan, Somali gibi ülkelerde İmam Hatiplerin model alındığı okullar açıldı veya açılması için çalışılıyor. Dolayısıyla, Türkiye’deki İmam Hatip Liselerinde niteliği arttıracak çalışmalar ve bu amaçla ortaya konulacak model uygulamalar, ilgili ülkelerdeki din eğitimi çalışmalarını bir ölçüde etkileme potansiyeline sahiptir. İmam Hatiplerin başarısı arttıkça başka ülkelerin de bu okulları daha yakından takip edeceğini de rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

NİTELİĞİ ARTTIRMAK KİMİN GÖREVİ?

Mesele eğitimse MEB ilgilensin diyemeyiz. ‘Nitelik arttırma dönemi’ için İmam Hatiplerle ilgili herkese ve pek çok kuruma görev düşmektedir. Öncelikle MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne, okul idarecileri ile öğretmenlere, okul aile birliklerine; sonra yerel mezun dernekleri ile ÖNDER, ENSAR, İlim Yayma Cemiyeti gibi kuruluşlara, ayrıca bu okulları önemseyen dernek ve vakıflara, hayırseverlere ve ailelere düşen farklı farklı sorumluluklar bulunmaktadır. Bu alanda atılacak ilk adım, okullardaki nitelik arttırıcı sürecin öne çekilmesi olmalıdır. Yeni okulların yapılması ile okullardaki niteliğin arttırılması birlikte yürütülebilir.

Niteliğin müfredat ile doğrudan ilişkisi vardır. Bakanlık, müfredatın yenilenmesine dönük bazı çalışmalar yaptı. Nitelik arttırmakla ilgili hazırlıklarda, müfredat dışında, şu maddelerin üzerinde çalışılması gerekir: Okul yöneticileri, öğretmen, öğrenci, okulun sosyal-kültürel mekânları, yurt ve zaman geçirilen diğer yerler, yetenek geliştirici faaliyetler, eğitim sürecindeki aktörlerin birbiriyle ilişkileri, öğrencilerin birbiriyle olan iletişimleri, spor faaliyetleri, iletişim faaliyetleri, dini örneklik, üniversiteye hazırlık, uluslararası faaliyetler vb.

Bunları planlarken şu husus aklımızda ayrıca olmalıdır: Esas olan iklimdir. İklim insanın huyunu, suyunu, sesini, bakışını, edasını, kentlerin kimliğini ve ruhunu, nebatatın tadını ve kokusunu belirleyen en önemli etkendir. Okullarda, nitelik arttırıcı somut çalışmaların yanı sıra ‘İmam Hatiplilik ruhu’nu tesis etmeliyiz. O ortam, o ruh, o iklim öğrencisi ve öğretmeniyle İmam Hatipleri başarıdan başarıya götürecektir.

İmam Hatiplerin tarihinde spordan sanata, üniversite sınavlarından kültür yarışmalarına, bürokrasiden siyasete, akademiden medyaya sayısı başarı hikâyeleri var. Yeni dönemde daha fazlasına ve daha iyi örneklerine şahit olacağız.

İmam Hatip Liselerinde nitelik arttırıcı çalışmaların çerçevesi ne olmalıdır, neler yapılmalıdır, ne tür modeller geliştirilmelidir? Bu sorunun cevabı daha geniş bir makaleyi gerektirmektedir. Vakit bulabilirsem inşallah yazacağım.

İlim, sanat, fikir yolunda olan herkesi selamlıyorum.

 

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir