Hakkımda

DARBEYİ ENGELLEYENLER ASLINDA NEYİ KURTARDI?

İki durumun fotoğrafını paylaşacağım önce. Sonra da, darbeyi sokağa gömenlerin aslında darbeyi engellemenin yanı sıra neyi kurtardıklarını yazacağım. Birinci durum, 15 Temmuz darbe girişiminin karakteri hakkında, ikinci durum da darbe gecesi öncesi nasıl bir Türkiye’de yaşadığımızla ilgili.

Darbe ötesi bir plan… 15 Temmuz 2016 darbe girişimi, daha önce yaşanılan 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat darbe süreçlerinden çok farklıydı. 15 Temmuz darbe girişimcileri, sadece devlet yönetimini ele geçirmek için değil, Türkiye’yi yıkmak için saldırdılar. TBMM, TÜRKSAT, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Başbakanlık, MİT, TELEKOM gibi yerleri bombalamaları, ilk anda halka ateş açmaları, köprüleri işgal etmeleri, İncirlik Hava Üssünden destek almaları bunun işareti. Saydığım yerlere bomba atmak ve savaş uçaklarıyla saldırmak ancak işgal kuvveti işidir. Darbenin asıl hedefi; yönetilemez, yaşanılmaz, herkesin kaçtığı, yine herkesin birbirini düşman gördüğü bir Türkiye idi. Türkiye’yi Suriye veya Libya gibi kaos coğrafyasına dönüştürmekti.

Kaosa hazırlanan bir ülke… Kabul edelim ki, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde millet ve siyaset olarak sıkıntılı bir halimiz vardı. Siyasi partiler, birbirine rakip değil düşman gibi bakıyorlardı. STK’ların üzerinde mutabık kaldığı konular gittikçe azalıyordu, azalmıştı. Aynı kahvede yıllarca birlikte okey oynayan emekliler PKK, DAİŞ, terörle mücadele, Suriye, İran, Rusya, Başkanlık sistemi gibi konuları tartışırken kavga ediyorlardı. Üniversiteli gençler ve liseli gençler patlamaya ve provokasyona hazır haldeydiler. Ekranlardaki haber-tartışma programlarında bile tansiyon sürekli artıyordu. Son bir-iki yıldır sayısı onu geçen intihar saldırıları ile hükümet ve polise güven sarsılmaya ve ortamı darbeye hazırlamaya çalışmışlardı.

Darbe başarılı olsaydı… Evet, darbe başarılı olsaydı, darbecilerin yerli kanadı yönetecekleri bir Türkiye bulamayacaklardı ellerinde. İç çatışma için zemin hazırdı. Darbeyi uygulamaya koyanların aklında Türkiye’yi kendilerinin yönetmesi gibi hayalleri vardı ama darbenin felsefesini yazan dış destekli esas beyin takımı, yönetilemez-yaşanılmaz bir Türkiye kurgusu ile yola çıkmışlardı. Darbenin terörist ve emperyalist beyin takımı, kimsenin birbirine güvenmediği, sokaklarında insanların birbirlerini öldürdüğü, terör örgütlerinin şehirlerde özerklik ilan ettiği bir Türkiye hayal ediyorlardı. Onlar, Çanakkale’de ve Birinci Dünya Savaşında yarım kalan hesaplarının peşindeydiler.

Darbeye karşı duranlar… Darbeye hayır demek için sokaklara koşan yüzbinlerce insan, darbecileri engelleyen polislerimiz, milletin yanında durarak cuntayı frenleyen ordu mensuplarımız, ilk andan itibaren darbeyi deşifre eden medyamız, hem darbeyi sokağa gömdüler hem de Türkiye’yi Suriye ve Libya benzeri bir ülke olmaktan kurtardılar. Darbeyi engelleyenler, toplumsal barışımızı uçurumun kenarından çekip aldılar. Darbeye cesurca direnen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Başbakan Yıldırım, TBMM üyeleri ve siyasi partiler büyük bir insanlık örneği ortaya koydular. Şimdi hepimize düşen görev, ortaya çıkan bu birliği korumak ve daha ileri taşımaktır.

 

26 Temmuz 2016’da Yeni Birlik Gazetesi’nde yayınlandı

1 Yorum

  1. ayşe cevizli

    Hocam kaleminize sağlık, çok açık ve net ifade etmişsiniz. Ülkesini seven vatandaş olarak dik durmaya devam edeceğim. Meydanlarda nöbete devam edeceğime söz veriyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir