Hakkımda

Güle Güle Bahri Ağabey

Ağabey derken çekinirdim. “Hocam” demem gerektiğini hissederdim. Doğrudan talebeliğinde veya sohbet–ders halkalarında bulunmadığım için de “hocam” demeyi başaramazdım. Yine en kolayı ve içime sineni “Bahri ağabey” idi.

Ortaokul’da okurken duymuştum ismini. Liseli yıllarımda daha yakından gördüm ve tanıdım. İstanbul’un siyasi ortamlarında defalarca dinledim. Doğrudan demokrasinin pratik örneklerinden sayılabilecek SE- DE  projesini Fatih’te bir salonda ilk ondan dinlemiştim. 

Sonra Fazilet Partisi’nde onu daha yakından tanıdım. Ben  Fazilet Partisi İstanbul İl Sekreteriyken, o İstanbul milletvekilimiz idi.

Güzel adamdı. Çünkü idealist idi. İtikaden, fikren ve  zihnen iman etmiş idi. Onun için her türlü küresel rüzgârın üstünden bir şekilde  geçer ve fikri sürekliliğini devam ettirirdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan başta olmak üzere onlarca  siyasetçiye yol arkadaşlığı yaptı, dahası çoğunun fiilen hocası oldu.  Talebeleriyle aralarında öğretmen–talebe ilişkisine benzer munis ilişkiler  olmadı hiç. Hocalığı, fikri kavgaya dayalı bir ilişki üzerinden yürüdü. Çünkü  hep yeni şeyler söyledi.

Bahri Zengin’in söylediklerinin yeni olması onun  yeniciliğe dayalı bir felsefeye sahip olmasından kaynaklanmıyordu. O bir sistem üzerinden konuşur, teklif eder veya eleştirirdi. Bu sebeple yenilikçi olmadan  yeni şeyler söyledi. Bunun için de hep devrimci, değişimci kaldı.

Bana göre, Türk siyasetinin 1980’den sonraki değişiminde Bahri Zengin’in ciddi etkisi vardır. “İslamcı – muhafazakar” siyasette Bahri Zengin etkisinden bahsetmek her zaman mümkündür, zorunludur. 

Konuşurken coşkuyla hitap ederdi. En son HAS Parti’nin  kuruluş günü coşkusuna şahit olmuştuk. Parti programı üzerinde öyle bir konuştu  ki, salonda uzun süre çıt çıkmadı. Eleştirisinin kuvvetliliği programın belirli  oranda revize edilmesini sağladı.

Hastalığının ciddi olmasına rağmen çalışmalardan kopmadı.  Zaman zaman geldi ve fikri katkısını sundu. Ahmet Demircan Bey gölge gibi hep  yanında oldu, yardımcısı oldu, dostu oldu. Numan Kurtulmuş’la ağabey–kardeş gibiydiler.

Son döneminde Dünyaya Yeni Söz gazetesinde 5-6 yazısı  yayınlandı. Hastalığı döneminde yazmış olmasına rağmen bir delikanlı enerjisi  içinde yazılmış yazılardı.

Allah rahmet eylesin. Mavera camiasına, Milli Görüş  camiasına, Has Parti mensuplarına ve ailesine sabırlar dilerim. Hakkımız helal  olsun.

*

Erol Erdoğan, 10 Kasım 2011, Güle Güle Bahri ağabey, http://erolerdogan.com.tr/?p=412#more-412

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir