Hakkımda

Biz bu terörü yeneriz

Terör, şimdi de Reina’yı vurdu. Yazıyı çalışırken, yetkililer, 39 can kaybının olduğu bilgisini paylaşmışlardı. Bazıları ağır olmak üzere 70’e yakın yaralı vardı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine metanet diliyorum. Yaralılarımızdan inşallah can kaybı olmaz, onlara acil şifalar temenni ediyorum.

Emperyalistlerin, Anadolu, Afrika, Mezopotamya, Bilad-i Şam, Arap Yarımadası ve Asya’daki ülkelere yönelik Haçlı Seferleri ve sömürgeleştirme hareketleriyle başlattığı coğrafya düşmanlığı, sonraki yıllarda Oryantalizm ile sahip olunan bilgilerin bölgemiz aleyhine kullanılmasıyla devam etti. Emperyalistler, Avrupa Birliği gibi kuruluşlar ile kendi coğrafyalarında birlik sağlamaya çalışırken, bölgemizdeki din, mezhep, ırk, aşiret gibi her tür farklılığı ayrılık unsuru olarak kışkırtmaya çalıştılar. Kışkırtıcılıklarını halen devam ettiriyorlar. Biz, sadece Thomas Edward Lawrence’yi sıklıkla duyarız ama tarihçiler, Osmanlının parçalanması sürecinde yüzlerce İngiliz görevlinin Araplar, Kürtler, Ermeniler ve Türklerin arasında, Lawrence gibi çalıştığını anlatmaktadır. Bölge ülkelerindeki darbeler, askeri işgaller, iç çatışmalar ve diktatörlüklerin arkasında hep onlar çıktı. Emperyalistlerin Haçlı Seferleriyle başlayarak sömürgecilik ve Oryantalizm ile devam eden coğrafyamıza yönelik düşmanlığı, son yüzyılda darbe ve terör destekçiliği ile yeni bir aşamaya ulaştı.

Bütün suçu dışımızdakilere atmıyorum. Hiç şüphe yok ki, terörün bu denli yaygınlaşmasında, birey ve devlet olarak, ihmallerimizi sorgulamaya ihtiyacımız var. Ama yine biliyoruz ki, bölgemizdeki terör örgütlerinin insan kaynağının çoğunluğu yerel olmakla birlikte, stratejisi, silahı, teknolojisi, eğitimi emperyalist ülkelerce sağlanmaktadır. Hangi terör örgütünü incelersek inceleyelim, arkasında, bir veya daha fazla emperyalist ülkeyi ve onların derin yapılarını görürüz. Türkiye’deki tüm darbelerin arkasında da Batı desteği vardır, bu gerçek artık hepimizin malumudur. Terör ve darbe, emperyalistlerin yeni diplomasi aracı olduğuna kimin kuşkusu var?

Biz bu terörü yeneriz. Yeter ki, el ele verelim, yeter ki buna inanalım. Vahşi olaylar sonrasında, suçlunun Sünni veya Alevi, laik veya dindar, Kürt veya Türk değil terör örgütü ve arkasındakiler olduğunu bilelim. Terör şehrimizi vurunca içimize kapanmayalım, hayatı durdurmayalım, yatırımları yavaşlatmayalım, insani gelişmişliğimizi engelleyecek ve insan hakları alanında zafiyet oluşturacak yanlış kararlar almayalım.

DAEŞ/IŞİD Reina düşmanı, cami dostu değil ki. DAEŞ Şii düşmanı, Sünni dostu değil ki. PKK da Türk düşmanı Kürt dostu değil ki! Terör hepsine düşman, hepimize düşmandır. Terörün dostu yok! Terörün hepsi aynı, hepsi katil, hepsi insanlık düşmanıdır. Camiye, kiliseye, cemevine, okula, esnafa, askere, polise, otobüse, mekânlara… Alevilere, Sünnilere; Kürtlere, Türklere; laiklere, dindarlara… Tüm saldırılara milletçe tek yürek karşı durmalıyız.

Böyle zamanlarda bir de şu ayeti aklımızda tutalım, ona göre sözümüzü kuralım. 

“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” İsra Suresi, 53. ayet.

2 Ocak 2017, Yeni Birlik Gazetesi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir