Hakkımda

Sarımsak ve Çay

Fahrettin Postacı ve Faysal Soysal ile başladığımız Taraklı, Göynük, Bolu, Boyabat, Kastamonu seyahatimizin dönüş yolundayız. Hanönü’nünden sonra yol kenarındaki Türkiye bayraklı sarımsak tezgahlarını gördükçe ‘sarımsak alsak mı’ demeye başladık.

Taşköprü ilçesine bir iki kilometre kala durduk. Gökırmak Mahallesinin hemen yanındayız. Satıcı ile tanıştık. Amcanın ismi Yusuf Karaduman imiş. Pazarlığa başladık. Kütük üzerine konmuş mermer zemindeki semaver dikkatimi çekti. Fokur fokur kaynıyordu. “Bunu demleyeyim mi” diye seslendim. Yusuf Amca “Demle de içelim” diye cevap verdi. Çayı güzelce demledim. Alışveriş tamamlanıncaya kadar çayımız da hazır oldu. Birer bardak içelim dedik, üçer bardak içiverdik. Çay çok güzeldi.

Biz, çaylarımızı yudumlarken amcanın torunları geldi yanımıza. Esma torunu veteriner olmak istiyormuş, Esra ise polis. Kızların sorularımıza çekinerek cevaplar vermesine dedeleri bir ara çıkıştı ve “Hem okula gidiyorsunuz hem konuşmuyorsunuz.” dedi. Amca ile Esma ve Esra’dan izin isteyerek bu fotoğrafı çektik. Taşköprü’den yola çıkarken hedefimiz yatsı namazını Şeyh Şabanı Veli Caminde kılmaktı. Yusuf amca ve torunları ile vedalaşarak yola koyulduk.

İşte böyle. Anadolu yolları muhabbet dolu. Bereketli topraklardan selam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir