Hakkımda

Uçup gitmiş bir dergi: Mavikuş

Mavikuş’un ömrü çok kısaydı, iki yıl bile sürmedi. İlk sayısı Nisan 1996’da “Mavikuş, Çocuklar İçin Dergi” adıyla yayımlanmıştı. Ömrü kısa da olsa sıklıkla “Ben Mavikuş okuruydum.” diyen insanlara rastlıyorum. Derginin, okurları üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını gösteriyor bu.

Ekip olarak o zaman iyi bir şey yaptığımızın farkındaydık. Yıllar sonra bunu daha çok hissettik. Mavikuş iyi bir dergiydi. ‘Neden iyiydi?’ sorusu önemli. Mavikuş’a ‘edebiyat’ yön veriyordu. Edebiyatın ruh verdiği yazı, çizgi, dergi, film, kitap ve müzik insanı derinden etkiler. Bundan dolayı Mavikuş diğer çocuk dergilerinden farklılaşmıştı. Her sayı her şeyi ile yeniden üretiliyordu. Geleneksel unsurlar bile yeniden kurgulanıyor ve tasarlanıyordu. Bundan dolayı derginin her satırında bir tazelik kokusu vardı.

Çocuk dergilerini çıkaranlar iki zıt yoldan birini tercih ediyordu o dönemler. Muhafazakâr ekipler, dergiye didaktik bir öğretmen fonksiyonu yüklüyordu. Liberal ve modern çevreler ise çocuk dergilerini aydınlanma aracı veya eğlence ürünü olarak görüyorlardı. Mavikuş ekibi dergiyi çocuk gibi algıladı, çocuğun doğallığını dikkate aldı. İçerik oluştururken çocuksu ilgi, algı ve heyecanı rehber edindik kendimize. Çocuğa görelik ilkesinden şaşmamaya özen gösterdik. Dergi, fıtri yolculuğunda çocuğa eşlik eden bir arkadaşı gibiydi.

Mavikuş’un başka çocuksulukları da vardı. Örneğin resim defteri şeklinde yatay bir ebada sahipti. Çocuklar bu ebadı sevmiş, büyükler tuhaf bulmuştu. Sayfalarında çocukların sevdiği her şey vardı: Kediler, kuşlar, böcekler, vişneler, karpuzlar, çikolatalar, dedeler, eşekler, taşlar… İlk sayının kapağında zürafa vardı.

Ben Erol Erdoğan olarak yayın yönetmenliğini, Salih Zengin ise yazı işleri müdürlüğü görevini yürütüyordu. Dergi iyi bir ekibin ellerinde okuyucuya ulaşıyordu. Çocuk dostu bir ekiple beraberdik. Mevlana İdris, Yusuf Çağlar, Dağıstan Çetinkaya, Süleyman Karaoğlu, Ali Burhan, Ersin Şahin yayını oluşturan ekipti. Hasan Aycın, Ebubekir Kurban, Ali Fuat Saruhan, Necdet Konak, Yavuz Turhan, Aysel Berk, Melek Çe, Demirhan Kadıoğlu, Gökhan Özcan, Sadık Yalsızuçanlar, M. Emin AY, Ferman Karaçam gibi isimler de derginin yazar, şair ve çizerleri arasındaydı.

Usta çizer Hasan Aycın çocuklar için çizmeye ilk defa Mavikuş sayfalarında başladı. Rahmetli Necdet Konak, Aliya ve Dudayev çizgilerini ilk defa Mavikuş için çalıştı. Ebubekir Kurban sık sık çocuklarla söyleşi yaparak dergide yayımladı. 

Ahvah Baba, Kuş Takvimi, Bahçedekiler, Ayniyle Vâki, Kitap Kurdu, Behram’ın Defterinden, İncik Boncuk, Aklımı Seveyim sevilen sayfalardı. Derginin oluşmasında çocuk okurların da katkısı vardı. Hatta çocuklardan oluşan bir yayın kurulu da vardı. Mavikuş Çocuk Dergisi ilk yılını doldurmadan Türkiye Yazarlar Birliğinden ‘Çocuk edebiyatı ödülü’ aldı. İşte bütün bunlar Mavikuş’u sevimli, nitelikli, farklı hale getirmişti. Dergi ortaya koyduğu örnekliğiyle kendisinden hala söz ettirdiği gibi sonraki pek çok dergiye de ilham oldu. Mavikuş son uçuşunda öyle bir uçtu ki hala konamadı.

.

Bu yazı CF Dergisinin Mayıs 2016 sayısında yayınlandı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir