Hakkımda

ikindi deminde şehrim

yüzün düştüğünde aklıma  
rengârenk kuşlar uçuşur
şehrin zarif kızıllığından
gri, mavi, yeşil, sarı, ela
hayalin düşer sonra şehre
masal gibi, kuş gibi, aşk gibi

kuşlar kanat çırparken saçlarında
bir serçenin griliğinden göğe
hasret selamları yükseltirim
düşsün diye dönerken alnına
kar gibi, melek gibi, aşk gibi

ikindi güneşinin demleri
saçlarından yüzüne salınırken
ben utangaç bakışlarımla 
şiir bulutları taşırım çevrende
beyaz, esmer, mavi mısralar
kısrak yılki atları kadar coşkun
şarkı gibi, istanbul gibi, aşk gibi

yağmur çiselerken şehre, 
bir istanbul şarkısı söylerim ben
sözlerim kekeme olsa da bilirim
sadık olan şehirdir insana, bana
ve çekip gitmeyen bunca bakışa
kadın gibi, kedi gibi, aşk gibi

sen mırıldanıncaya kadar  
ne çok şey yaşanıyor sokakta
bir bilsen içimden kopanları
açıp pencereyi bağırırdın kocaman
gökyüzüne, toprağa, geceye
çocuk gibi, anne gibi, aşk gibi

bir bilsen, bir bilsen ah
ertelemezdin bu denli şiiri
bu denli beni, şehri, kendini

erol erdoğan
 

Ayvakti Dergisi, Sayı 149, Mart-Nisan 2014’de yayınlandı.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir