Hakkımda

FETÖ Diasporası ve Uluslararası Algı Savaşları

Türkiye aleyhine çalışan lobi ve diasporalardan en güçlüsü bazı Ermenilerin oluşturduğu gruplardır. Elbette dünya ülkelerinde ve Ermenistan’da yaşayan Ermenilerin içinde ciddi oranlarda Türkiye dostları var. Türkiye Ermenileri zaten ülkemizin eşit vatandaşları olarak aramızdalar. Ancak, 1915 olayları üzerinden Türkiye karşıtları ile işbirliği yapanlar da var. Türkiye, uzun yıllardır, bazı devletler tarafından alınan ‘soykırım’ kararlarıyla uğraşmak zorunda kaldı.

Ermeni tezleri üzerinden gelişen Türkiye aleyhtarlığı bir dönem teröre de dönüştü. ASALA Örgütü, 1970-80’li yıllarda, 20’den fazla ülkede 110 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda Türkiye’nin 42 diplomatı hayatını kaybetti. ASALA tarafından 1982’de Esenboğa Havalimanında gerçekleştirilen saldırıda ise 9 kişi hayatını kaybetmiş, 72 kişi yaralanmıştı. Maalesef, bu yönüyle, 1915 olayları, insan hakları mücadelesi olmaktan çok, emperyalist ülkelerin Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için kullandıkları araca dönüştü. Ermenistan ve Türkiye, komşuluk ve ortak coğrafya bilinciyle, 1915 olaylarını, coğrafyamızın düşmanlarına fırsat vermeyecek şekilde aralarında konuşabilseler, böyle bir girişim her iki ülke için faydalı olacaktır.

Bunları şunun için anlattım. Önceki akşam A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu programda muhtemel FETÖ Diasporasını gündeme getirdim. Tedbir almazsak bu diasporanın gladio olarak kullanılabileceğinden de söz ettim. Konuyu daha önce işlemiştim. Diaspora konusunu çok ciddi gördüğüm için bugün tekrar yazmak istedim.

17-25 Temmuz 2013’ten sonra yeni bir lobi-diaspora ile karşı karşıya kalacağımızın ilk işaretlerini görmüştük. O dönem, Türkiye aleyhinde algı oluşturmaya dönük taraflı ve özel kurgulanmış bilgi, fotoğraf ve haberler FG bağlısı kişilerce pek çok dilde dünyaya servis edildi. 15 Temmuz’daki vahşi ve işgalci darbe girişime şüphe ile bakan Batılıların bir kısmı 2013’ten beri bu dezenformasyonun etkisindeydi.  

FETÖ Diasporasında şunların yer alması mümkün.

-FG’nin 100’den fazla ülkedeki okullarından mezun o ülke vatandaşı öğrenciler ile okullarda görevli öğretmenler, okullar vasıtasıyla dostluk kurulan ülke yöneticileri ve etkili şahsiyetler.

-15 Temmuz öncesi ve sonrası dünyanın değişik ülkelerine giden FETÖ üyesi akademisyen, yazar-gazeteci, öğretmen ve bürokratlar.

-FETÖ ile işbirliği yapma potansiyeline sahip, Türkiye karşıtı lobiler ve strateji merkezleri.

-Dışişlerinde ve Türkiye’nin kültür-eğitim kuruluşlarının yurt dışı birimlerinde kendini gizleyerek görevde kalan FETÖ bağlıları.

 

Diaspora, lobi ve algılarla mücadele

Türkiye için şimdi FETÖ Diasporası ile mücadele süreci başlıyor. Dünyanın her ülkesinde yaşayan yurtsever Türkiye vatandaşları; ülkemizdeki uluslararası öğrenciler; üye olduğumuz İİT, KEİÖ, D8 gibi kuruluşlar; TRT World, TRT Arapça, Daily Sabah gibi farklı dillerde yayın yapan medya kuruluşları; Türkiye’deki diplomatlar; ülkemizde gerçekleştirilecek uluslararası kongre, festival, sempozyumlar; farklı ülkelerde yaşayan Türkiye dostu yazarlar, sanatçılar sporcular; TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüleri bu mücadele için ilk akla gelenler. Elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın dünya devletleri nezdinde yapacağı girişimler de FETÖ ile mücadelenin önemli ayağı olacak.

 

(7 Eylül 2016’da Yeni Birlik’te yayınlandı)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir