Hakkımda

Dershaneler neden kapatılamadı?

Dershanelere neden karşıydık? Benim 3 gerekçem vardı. Paralel bir yapının örgütlenmesine zemin olduğu için dershaneciliğe karşıydım. Öyle ki, sınav sistemi, dershaneciliğe ihtiyacın artmasını sağlayacak biçimde kurgulanmıştı. Dershanecilik, asıl olan okul eğitimini ezmeye başladığı için de karşıydım. Çünkü dershanecilik asıl olurken okullar adeta ikincil eğitim yapılarına dönüşmüştü. Ayrıca çocuk dostu olduğum için de dershanelerin bu denli çoğalmasına ve kamu tarafından desteklenmesine karşıydım. Çünkü dershaneler, çocukların oyun, eğlenme, ailesiyle vakit geçirme, dinlenme, tatil yapma, gezme, sanat öğrenme, kitap okuma gibi tüm haklarını elinden alan bir ejderhaya dönüşmüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, buna şu cümlelerle temas etmişti. “Biz istiyoruz ki çocuklarımız yarış atı olmasın; cumartesi, pazar annesiyle babasıyla ve mahalledeki arkadaşlarıyla oynasınlar, çocukluğunu yaşasınlar ama hiçbirisi çocukluğuna doyamıyor, çocukluğunu yaşayamıyor”

Dershane tartışması Eylül 2015’te dershanelerin resmen kapatılması kararıyla sonuçlandı. Karar sonrasında, özel standartlar dâhilinde ‘dönüşüm’ fonksiyonu görecek temel liseler, ortaokullar ve ilkokullar açıldı. Peki, sonra ne oldu?

Gerçekten dershaneleri kapattık mı yoksa başka isimler altında devam ediyorlar mı?

MEB’in tüm gayretine rağmen AYM boş durmadı, dershanelerin kapatılması kararını, bir şekilde, iptal etti. İptal sonrasında, bakanlıkça, dershane ihtiyacını karşılamaya dönük kurumlara müsaade edildi. Takviye kursları adı altındaki yeni yapıların ‘üniversite hazırlık kursları’ olarak tanımlanmasından kaçınıldı. Böylece ‘özel öğretim kursları’ adıyla 3 derse kadar (resmi adı 3 bilim grubu) eğitim verebilecek yapılar kuruldu. Bu kurslara, lise öğrencileri gidebiliyordu. 3 bilim grubu daha sonra yine AYM kararıyla 5 derse çıkarıldı. Ağustos 2016’da ise yönetmelikle 1 derse indirildi ve açılma şartları zorlaştırıldı. Dolayısıyla 5 Ağustos 2106’dan bu yana özel öğretim kursu açılışı azaldı. Bunun yanı sıra, ilkokul ve ortaokula yönelik ‘etüt merkezi’ açılabiliyor. Etüt merkezlerine de 12 yaş (6.sınıf) sonrasına ücretli etüt verme yasağı getirilmişti, AYM onu da iptal etti. Şimdi 8.sınıf öğrencilerine kadar ücretli etüt hizmeti verilebiliyor.

Yeni tip dershanecilikte gelinen nokta

Dershaneler, kapatılma öncesinde ülke genelinde 4 bin 300 mekâna ulaşmışlardı. Eylül 2016 sonu itibariyle ise, tahminen 500 civarında özel öğretim kursu ve 1500 civarında da etüt merkezi var. Ayrıca, benzeri amaçla belediyelerin açtığı takviye, teog ve benzeri kurslar var, bunların da sayısı hayli yüksek. Yine bugün itibariyle, 1220 temel lise, 630 dönüşüm ortaokulu ve ilkokul var. Temel liselerin bazıları kalıcı okula dönüştüler. Ancak, temel liselerde lise son sınıfların sayıca çok olması, bazılarının okul yanında ‘dershane’ gibi çalışmaya devam ettiğinin işareti.

Lise son sınıfın üniversite hazırlık olarak düzenlenmesi

FETÖ dershane sektöründen çıktığına göre bundan sonra dershane tipi yapıların önü açılmalı mı? Dershanelere tek karşı çıkış gerekçem bu olsaydı soruya evet derdim. Oysa iki gerekçem daha var. Onun için bu konuda yeni çözümlere ihtiyacımız var. Mesela, lise son sınıfının “Üniversite ve Hayata Hazırlık” şeklinde düzenlenmesi, müfredatın ona göre değiştirilmesi, bakanlıkta ve okullarda bu kapsamda yeni birimlerin ihdası dershane sorununun çözümünde bizi iyi bir aşamaya taşıyacaktır. Lise sonun “Üniversite ve Hayata Hazırlık Sınıfı” olarak düzenlenmesini teklifimi yarın detaylıca yazacağım.

.

Bu yazı 27 Eylül 2016’da Yeni Birlik’te yayınlandı

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir