Hakkımda

Çetlembük, Çitlembik

Çitlembik, çocukluğumuzun masalımsı ağacıdır.

Kocaman gövdeleri ve sağlam dalları olurdu.

Güz geldiğinde dallarından inmezdik. Ayaklarımızın altındaki dal değil yoldu sanki.

Daldan dala zıplar, ağacın tepesinde dolaşırdık.

Mercimekten az irice tespih tanesi büyüklüğündeki meyvesi bizim için hem yiyecek hem oyuncaktı.

Dalından kopardıkça birbirimize fırlatır, cebimize doldurur ya da yerdik.

Bazen de mendilimizde toplar, eve getirirdik. Çekirdeği sertti.

Ağustos’ta yeşil olurdu meyvesi. Eylül’de olgunlaşmaya başlar, olgunlaştıkça kahverengileşirdi.

Ne kadar olgunlaşırsa olgunlaşsın tadında bir miktar burukluk olurdu.

Yahya’nın Cemil’in harmanında vardı birkaç tane. Akşamüstü olunca köydeki çocukların toplanma yeriydi orası.

Dallar arasındaki çotuklarında uyuyup kalan arkadaşlarımız bile olurdu bazı akşamlar. Masalımsı demem biraz da ondan.

Şimdilerde çitlembik desek de çocukken ‘çetlembük’ diye seslenirdik ona. 

İstanbul’da da sıkça rastlıyorum çitlembiğe. Yukarıdaki fotoğrafı da Zeytinburnu’nda çektim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir