Hakkımda

Biz Çiçek Yiyerek Büyümüş Çocuklarız

Kavurga yedik, sebze, et, yumurta, yedik; bulgur-bakliyat yedik ama çocukken biz en çok çiçek yemekten zevk alırdık.

Bahar başlarken bizim için çiçek yeme mevsimi başlardı. Karların peşinden dağlara çıkardık. Ellerimizde minik tahta parçalarıyla topraktan yeni boy vermiş taptaze sarı çiğdemlerin yanlarına ilişirdik. Çiçeğin etrafındaki toprağı eşeler, köküne zarar vermeden bembeyaz soğanını çıkarırdık. Soğandaki toprağı temizler, özenle soyar ve keyifle yerdik. Ağzımızda müthiş bir tazelik, sıra dışı bir tat oluşurdu.

Toprağını temizlediğimiz çiçekleri avucumuzda toplar eve getirirdik. Bir bardağın veya şişenin içine yerleştirdiğimiz çiçekler birkaç gün evin süsü ve rengi olurdu.

Başka çiçekler de yerdik. Ayva çiçeği ağzımızı dolduracak kadar kocaman olurdu. Tadı çok iyi olmasa da akasya çiçeklerini yerdik. Karabaş veya sümbül çiçekleriyle de yumurta boyardık. İstanbul’a gelince erguvan çiçeklerine dadandık.

Biz çiçek yiyerek büyümüş çocuklarız. Onca derdin, yetmezliğin, hastalığın arasında harika bir şeydi çiçek yemek.

Bahar geldi. Çiçek yeme mevsimindeyiz. İçimdeki ‘haydi dağlara’ diyen ses sıklaşmaya başladı.

 

Fotoğraf: Hatice İslam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir